5 Eylül 2011 Pazartesi

Dramaturgluk ve yönetmenliğini yaptığım Şefin Tavsiyesi Oyuncuları "Kaybetmek / Piyanist" adlı oyun






















Şefin Tavsiyesi Oyuncuları

"Kaybetmek / Piyanist"

Yazan; Ezgi Gizem Gülümser
Dramaturg / Yöneten; Seda Tansuker
Oynayanlar; Ezgi Gizem Gülümser - Eyüp Bayşi

http://www.youtube.com/watch?v=vMMRPtIehZk

-El ele verip gri olamadık…

Ezgi Gizem Gülümser’in yazdığı, Seda Tansuker'in dramaturjisini yapıp yönettiği “Kaybetmek / Piyanist” adlı oyun, Şefin Tavsiyesi Oyuncuları tarafından 16 Ekim Pazar saat 20.30’da Factory Music & Art Performance Club’da seyirciyle buluşuyor. (Kasım ve aralık ayı programımız aşağıdadır.)

Hayattaki her şeyin, kaybetmenin bile kokusu olduğuna inanlardan mısınız?

“Koku hırsızlığına inanır mısınız? Ten olmayınca koku hep eksik kalır. Koku onun adının anlamıdır. Parfüm kimyasaldır ama ten yakıcı… “

Peki ya birini kaybetmekten çok yeteneğinizi kaybetmek uykularınızı kaçırıyor mu?

Eğer bir piyanistseniz yokluğunuzu ilk parmak uçlarınız fark edecektir. Çünkü piyanistler sahnede konuşmazlar sadece parmaklarıyla iletişim kurarlar. “Bizler, konuşmuyoruz. Öylesine susuyoruz ki, kendi kendimize konuşmalarımızı bile duymuyoruz…”

Eyüp Bayşi ile Ezgi Gizem Gülümser’in başrollerini paylaştığı oyunda yerinizi ayırttık. Sizi bekliyor olacağız.

Prömiyer
Tarih: 16 Ekim 2011
Saat: 20.30
El ele verip hayatınızda kaybettiklerinizi griye dönüştürmek isterseniz işte program ve iletişim adreslerimiz;

KASIM AYI PROGRAMI

15 / 22 ve 29 Kasım Saat 20.30'da Taksim Seyr-i Mesel'e bekleriz!

Seyr-i Mesel Tiyatro Atölyesi

Adres;İstiklal Caddesi Şehit Muhtar Mahallesi İmam Adnan-Nane Sokak No 5/4
Beyoğlu / İstanbul
Mail adresi; seyrimesel@gmail.com / sedatansuker@gmail.com

ARALIK AYI PROGRAMI

6 Aralık Salı / 13 Aralık Salı / 27 Aralık Salı
ve 27 Aralık Saat 20.30'da Factory Music & Art Performance Club'a bekleriz!

GALA PROGRAMI: 13 Aralık Salı / 20.30 / Factory Music & Art Performance Club

Factory Music & Art Performance Club

Adres; İstiklal Cad. No:88/48 Rumeli Han C Blok Kat 1 Beyoğlu, 34430
Telefon; 0542 344 01 81 / 0507 770 74 86
Mail adresi; salimari@msn.com / sedatansuker@gmail.com

İZMİR TURNESİ

*20.01.2012 / 14.00 / İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE)/ Urla
*20.01.2012 / 20.30 / Cocktails Bar / Alsancak
*23.01.2012 / 20.30 / Ay Işığı Sanat Merkezi / Hülya Nutku Sahnesi / Konak *25.07.2012 / 20.00 / İzmir Beşart Kültür Merkezi / Konak *26.07.2012 /20.00 / İzmir Beşart Kültür Merkezi / Konak



Sevgi ve saygılarımızla

Şefin Tavsiyesi Oyuncuları

BASINDA

http://www.iyte.edu.tr/Duyurular.aspx?m=514

http://www.iyte.edu.tr/Duyurular.aspx?m=521

http://www.technotoday.com.tr/Detay/5663/Sefin-Tavsiyesi-Oyuncularindan-Kaybetmek-Piyanist

http://www.bugunbugece.com/istanbulv2/Etkinlikler/Etkinlik/sefin-tavsiyesi-oyunculari-kaybetmek-piyanist

http://istanbultiyatrorehberi.com/rehber/kaybetmek-piyanist

http://www.i-gunler.com/Istanbul/Etkinlik/Tiyatro/B-Kaybetmek-/-Piyanist-E75007-T360.html

http://groups.google.com/group/tiyatrodunyasi/browse_thread/thread/afff2ce46a800fbd/69ed1c10496edb81?show_docid=69ed1c10496edb81

http://www.eksisozluk.com/show.asp?t=kaybetmek%2Fpiyanist

Dramaturgluğunu yaptığım Tiyatro Su - b0k Sosyolojisi Oyunu










Tiyatro Su T H2O sunar
BOK SOSYOLOJİSİ

Tarık Günersel’in yazıp yönettiği Bok Sosyolojisi
insanlığın macerası üzerine bir trajikomedi.

Oyuncular: Beril Senvarol - Sezgin Cengiz

İlk Temsil 24 Ekim Pazartesi 20.45 - Duru Tiyatro

Gala 22 Kasım SAlı 20.45 - Duru Tiyatro

Dr. Esat Işık Cad. No:84 (Kadıköy Anadolu Lisesi yanı)
0216 338 56 36

“Ne tuhaf, sanki bedenlerimizde başkaları yaşadı; biz yalnızca seyrettik.”

Bilet: 20 TL

Basında

http://www.birgun.net/writer_index.php?category_code=1187091474&day=24&month=08&year=2011

http://www.pen.org.tr/tr/node/1606

http://www.ekonomigundemi.com/haber/Tiyatro-Su-/53629

http://www.kalid.org.tr/kalid/haber.asp?haber_id=1183

http://ekinyazint.forumup.com/post-326-ekinyazint.html

24 Mayıs 2011 Salı

Kendi yazdığım, "Ne Eder Nebile?" ve "Yansımadaki Yanılgı" oyunlarını 'Şefin Tavsiyesi' adlı topluluğumuzdan seyretmeye davetlisiniz!

Ne Eder Nebile?

"Şefin Tavsiyesi"

Yazan-Yöneten; Seda Tansuker

Müzik ve Efekt Tasarım / Çello; Yasin Kula

Oynayanlar

Nebile; Feyza Konak
Feriha; Ezgi Bozan
Selahattin; Tayfun Türkün
Metin; Semih Dinçer

Nazlı Eray’ın, Alexandre Dumas'nın “Monte Kristo Kontu” adlı eserinden yola çıkarak yazdığı hikaye, “Ne Eder Nebile” olarak tiyatroya uyarlandı.)
Oyun, kadının sıkışıp kaldığı ve kendini hep bir kısır döngünün içine kapattığı ve aslında bir çıkışının olabileceğini anlatıyor. Değişimin önce kendinden başlaması gerektiğini anladığı anda başlıyor dönüşümü…

Yansımadaki Yanılgı

“Şefin Tavsiyesi”

Yazan-Yöneten; Seda Tansuker

Müzik ve Efekt Tasarım / Çello; Yasin Kula

Oynayanlar

Moira; Ezgi Bozan
Kadın; Feyza Konak
Adam; Tayfun Türkün

Oyun, anlatıcı durumunda olan Moira, biri ölü diğeri yaşayan karı kocanın birbiriyle iletişim kuramamaları üzerinden çağımızdaki iletişimsizliği ve insanın ancak kendiyle yüzleştikten sonra asıl yaşamının başlayacağını vurguluyor.

Katkılarından Dolayı Teşekkür Ederiz

Sn. Ali Poyrazoğlu, Sn. Özdemir Çiftçioğlu, Sn. Tarık Günersel, Sn. Bekir Tosun, Sn. Sertaç Ayvaz, Sn. Tam Color Çalışanları, Sn. Ezgi Gizem Gülümser, Sn. Anıl Ayvalıoğlu ve İstanul Aydın Üniversitesi Bil Sanat Akademisi.

Tarih; 29 Mayıs Pazar
Saat; 17.00
Mekan; İstanbul Aydın Üniversitesi Bil Sanat Akademisi
Süre; 17 Dakika
http://www.bilsanatakademisi.com/iletisim.html

*Herkes davetlidir!

Oyunları merak edenler için...

“Ne Eder Nebile?”

Oyun Kişileri

Nebile
Feriha
Selahattin (Feriha'nın eşi)
Metin (Nebile'nin wşi)

SAHNE 1

(Sahne ortadan ikiye, iki daire (ev) olarak bölünmüştür. Her iki dairedeki odaların içindeki eşyalar simetrik biçimde durmaktadır. Sahnenin sol tarafındaki dairede Feriha’nın salonu, sağ tarafındaki odada da Selahattin Bey’in fotoğraf odası; bitişiğinde Nebile’nin süpürgelerinin, faraşlarının ve çamaşır sepetiyle sabunlarının durduğu oda ile Nebile’nin salonu bulunmaktadır.

Sabahın erken bir saatinde aynı anda Nebile ve Feriha salonlarını mekanik hareketlerle toparlarlar. Önce masanın üzerindeki kalem ve dergileri toparlar sonra da tozunu alırlar.İkisinin de hareketleri mekaniktir. Oyunun sonuna kadar ikisinin de sesleri duyulmayacaktır. Duyguları mekanik hareketlerinden normal hareketlere geçişlerle, jest ve mimiklerinden anlaşılacaktır.)

Aynı anda Metin ve Selahattin Bey mekanik hareketlerle sahneye girerler ve eşlerinin yüzlerine bile bakmadan (Oyuncuların hepsi kanon halinde bunu tekrar edecektir):

Metin ve Selahattin:’’Kahvaltı hazır mı? Nerde benim gazetem?!!! Neyse önemli değil yolda bir şeyler atıştırırım her zamanki gibi... Zaten geç kaldım!! Hep senin yüzünden uyandırmamışsın beni! Neyse... Bu akşam yemeğe değişik bir şeyler yap her gün de pilav yenmez ki canım, hadi ben çıktım...’’

(Nebile ve Feriha bir an için duraksarlar ve ellerindeki toz bezleriyle salonlarının tozunu almaya devam ederler. Feriha’nın oğlu ve Nebile’nin iki oğlu görülmez ama sırayla sesleri işitilir. Kadının algısından baktığımızdan ötürü sesler deforme edilerek verilmelidir):

Çocuklar:"Anne ben çıkıyorum, akşama pilav yapma, diğer anneler gibi biraz da değişik şeyler denesene mesela patates kızartması gibi... Bu arada demeyi unuttum Ali’nin annesi Necla Teyze var ya okula gelmişti dün sana selam söyledi, saçları farklı renkteydi ve çok yakışmıştı sen niye böyle bir şey yapmıyorsun? Neyse geç kalıyorum..."

(Aynı mekanik hareketlerle içeriden ütü masasını getirirler ve ütü yaparken yüzlerinden oğullarının dediklerini düşündükleri anlaşılır, bu da hareketlerinin giderek normalleşmeye başlamasıyla seyirciye gösterilir. Hızlıdan yavaşa doğru ütüleme tekniği! En son ütünün altına bakarak kendi hayatlarını görerek yüzleşirler. Feriha durumunu kabullenecek, Feriha ise yeni bir yaşamın mümkün olduğuna dair ilk düşüncelerini yeşertmeye başlayacaktır. Işık, Nebile’nin olduğu odadadır ve bu oda haricinde her yer karanlıktır. Elektrik süpürgesini alırken duvardaki deliği fark eder ve heyecanla içeriden bir fener getirir. Duvarın arkasını incelemeye çalışır ama bir şey göremez. İçeriden kırık bir çatal getirir ve neşe içinde kazmaya çalışırken yan daireden gelen sesleri dinlemeye başlar. O sırada çocukları okuldan gelmiştir ve Feriha’nın çocuklarının sesleri işitilir, çocuklar sırayla) :

Çocuklar:"Anne yine pilav yapmamışsındır umarım,kurt gibi acıktım!!! Bugün çok komik bir olay oldu anlatsam inanmazsın..." (Burada Nebile’nin algısından bakacağımızdan çocukların sesi normal gelebilir kulağa.) Çocukların ve kocasının eve gelme saati gelip çatmıştır.

Metin ile Selahattin: (Kanon)"Yemek hazır mı? Yine pilav değildir umarım! Bugün çok yoruldum hemen yiyeyim de yatayım..."

Feriha ve Nebile, aynı anda ve mekanik hareketler yaparak dolma tencerelerini getirirler. Selahattin ile Metin içeri yatmaya giderler.

Nebile, Başka bir yaşamın da mümkün olduğunu düşünmeye başladığında salondaki büfenin üstündeki aynadan saçlarına bakar ve gittikçe kamburluktan dik durmaya yönelir. Yüzünü, göğüslerini, kalçasını sanki onun değillermiş de ilk defa görüyormuş gibi incelemeye başlar.

SAHNE 2

(Gece olmuştur ve pijamalarıyla Feriha kanepede elinde bir dedikodu dergisi uyuklamaktadır. Nebile ise en güzel elbiselerini giymiş, kafasına madencilerin ışıklı kasklardan takmıştır. Mekanik hareketlerinden sıyrılarak tam bir kadın gibi görünmektedir. Işık sadece Nebile’nin içinde olduğu küçük odayı aydınlatır, Nebile duvarı çatalla daha çok kazmaya çalışır. Nebile yavaşça diğer tarafa geçer ve aynı anda Selahattin Bey ise uykusu kaçtığından fotoğraf odasında bulunmaktadır. Orada, daha önce bir iki kez gördüğü komuşuları Nebile’yi karşısında görünce çok şaşırır.)

Selahattin:’’İn misin cin misin? Neydi senin adın? İzin veriyorum sana konuşabilirsin ey kadın! Adın ne senin?...’’

Nebile: (Gırtlağını temizler sonra da ilk defa konuştuğu için konuşmakta zorlanırcasına kekeler ve):’’Hep birileri koydu adımı, önce çocuk sonra eş sonra da anne.”

Selahattin:(Oyunda vurgulanmak istenen kadın kadar erkeğin de yalnızlığı, ona göre oynanmalıdır.)"Ne biçim bir isim bu böyle, çok yalnız hissediyorum kendimi. Kim olursan ol, adın ne olursa olsun burada kalır mısın? Sana bakarım da ben burada ne olur kal, konuşacak kimsem yok benim..."

(Nebile heyecanlanır Selahattin’e sarılır. Uzun uzun dertleşirler daha doğrusu Nebile’nin pek anlatacak bir şeyi yoktur Selahattin anlatır o dinler ve yerdeki yatakta uyuyakalırlar. Zaman geçer, fotoğraf odası onların aşk yuvası olur ama bir süre sonra Selahattin’in de kendi kocasından farkına varır ve evine dönerek ilk değişikliğe kendinden başlaması gerektiğine karar verir. Toplu saçlarını açar ve kocasıyla arasını düzeltmek üzere duvardaki delikten geçerek evine geri döner.)

SON


Yansımadaki Yanılgı

Oyun Kişileri

Moira / Anlatıcı
Adam (Ölü)
Kadın

Mekan

Bir evin salonu.

Not: Moira’nın her konuşmasında Kadın ve Adam hareketsiz, onu dinlemektedir.

Anlatıcı konumundaki Moira aynı zamanda yazardır. Sahnenin seyirciye göre sol ön tarafında masasına oturmuş daktilosunu sihirli küre edasıyla kullanmakta ve büyü yapar gibi ağzından çıkan her söz bir bir sahne üzerinde can bulmakta...

Moira’ın kendine (seyirciye doğru) transa girmişçesine sorduğu ilk soru; önce sözün mü yoksa anlamın mı var olduğu üzerinedir.

Moira: “İlk söz mü vardı yoksa anlam mı? Hangisi önce yaratılmıştı? Ve kadın ve erkek içeri girdi.”

Tam bu sırada sağdan kadın soldan ise erkek oyuncu sahneye girer. Birbirlerine ‘bilinçsizce’ bakarlar. (Adam, Kadın’a; Kadın ise Adam’a doğru fakat başka bir yere) Oyunun sonuna kadar iletişim kurmazlar.
Moira: “ (Seyirciye) Dur zaman geçme, ne kadar güzelsin. (Adam’a) Ve erkek gergindi ve sorularına cevap aramaktaydı.“

Adam: (Kadının koluna dokunmasıyla kadın ürperir.) “Sevgilim neden iki gündür benimle konuşmuyorsun?”

Kadın: “Zaman ne kadar da izafi… Tam altı ay geçti üzerinden dile kolay, tabi sana kolay önemli olan yüreğimin boşluğuna alışmaya çalışmak. Alışmaya çalışmamak için seni hala zihnimde canlı tutmaya çalışmak.”
Moira: “Gök sonsuz yer ölümsüz, ölümsüz ve sonsuz onlar, yaşamazlar çünkü kendilerini, bu yüzdendir yaşamları sonsuz. Ve erkek ölüydü aslında…”

Adam: “Sevgilim, bana kızgın olduğunu sanmıştım ama ben yokmuşum gibi davranmana dayanamıyorum! Biraz hava almaya dışarı çıkacağım, iki gündür evden çıkmadım önce biraz üstüme çeki düzen vereyim.” Der ve sahnenin tam ortasında bulunan için boş ayna çerçevesine doğru yürür. Aynadan kendini göremeyince aslında ölü olduğunu anlar ve Moira’nın hiçbir emrini dinlememeye başlar.

Moira: “Yol coşkun akar, yarar verir ama dolup taşmadan, sanki uçurum dipsiz, atası bin bir türün sanki.”

Kadın: “Artık öldüğünü kabul etmeli ve aynada yüzleşmeli.”

Adam: ” Demek her yer o yüzden bu kadar karanlıktı, ölüyüm ama yaşıyorum. Demek ki özgürleşmek yüzleşmek ve kabul etmekten geçiyordu.”

Moira: “Asıl söz adsız ve şekilsizdir. O küçüktür küçük olmasına ama kimse boyun eğdiremez ona! Şekiller başlayınca başlar adlar da… Adlarla da erişilir varlığa ama kendi sınırına. Sınırını bilirsen düşmezsin yanlışa. O yüzden dur diyorum sana haddini bil!”

Adam: (Çok sakin) “Bugüne kadar ne kader da körmüşüm, kendi yarattığım boynumdaki zinciri kopardım attım.”

Moira: (Gittikçe sinirlenmeye başlar) “Dur diyorum sana, haddini bil…”

Kadın: “Bu kırmızı elmayı da kim koymuş buraya? Tadı da renginden anlaşılacağı üzere pek de güzel olsa gerek…”

Moira: “Ve kadın doğru yoldan sapmaz. (Bu sırada kadın elmayı ısırır. Erkek ise kadına dokunur.) Günah işleme diyorum sana! Ne oluyor size niye dinlemiyorsunuz artık beni?”

Erkek: (Daktilonun başına geçer. Moria’ya bakmaz. ) “Ve Moira arık…”

Moria: “Neden benimle konuşmuyorsunuz?”

Erkek: “Yok olmuştur.”

Moira: “Ben yokmuşum gibi davranmanıza dayanamıyorum.”

Moira, Adam ve Kadın üzerinde erkini (erk=daktilo) kaybettikçe sinirden olduğu yerde tepinmeye başlar ve sahneyi terk eder. Erkek daktiloyu alır ve kadınla sahneden çıkarlar.

SON

11 Mart 2011 Cuma

Dramaturgluğunu yaptığım "Jeanne D'Arc'ın Öteki Ölümü" adlı oyun..



Yaşasın Jeanne D'Arc, Kahrolsun Jeanne D'Arc!

İnsanın yaşama isteği ağır basarsa güç sahiplerinin önünde ne kadar alçalabilir?

Bulgar yazar Stefan Tsanev’in yazdığı, Hüseyin Mevsim’in çevirdiği, Özdemir Çiftçioğlu’nun yönetmenliğini ve Seda Tansuker'in dramaturgluğunu üstlendiği "Jeanne D'Arc'ın Öteki Ölümü" adlı oyun, Tiyatro Triole yorumu ve farkıyla seyirciyle buluşuyor.

Kadronun devamı şöyle:

Prodüksiyon Asistanı : Nursel Ergin
Dekor Uygulama : Matrak Sanat
Afiş Tasarım : Erkan Bahadır

Oyuncular

Mesut Özkeçeci (Tanrı)
Nazan Diri (Jeanne D’Arc)
Suat Ünaldı (Cellat)

https://www.facebook.com/photo.php?v=10150489725112353&set=vb.726007352&type=2&theater

Oyunun Konusu

İsa’yı bırakmasaydım, İsa Mesih olmayacaktı, benim sevgili Jeanne d’Arc’ım.

İnancını kaybetmiş Tanrı’nın itirafları… İnancını kaybetmiş insanın yaşama savaşı… İnancı hiç olmamış iktidarın bir kahramanı nasıl yarattığı ya da yok ettiği…
İngilizlere karşı tüm Fransa’yı ayaklandıran ve diri diri yakılacak olan Jeanne D’Arc’ın ölümden tek kurtuluşu inkar etmektir. Peki yaşamak için ne kadar alçalabilir insan? Hangi değerlerden vazgeçebilir? Hangisi daha akıllıca? Ölmek ama sürünmemek mi yoksa sürünmek ama yaşamak mı? Onurun yoksa sorunun yok mu gerçekten?
Tüm bu soruları gizliden gizliye bir sistem eleştirisiyle ustaca harmanlayan oyun, seyirciyi bir yandan kahkahalara boğarken bir yandan da içinde bulunduğumuz kurmacayı çekinmeden yüzümüze vuruyor.

Triole’ye Dair…

İlk olarak 2004-2005 sezonunda “King Kong’un Kızları” oyunuyla seyircisiyle buluşan Triole, daha sonra Çetin Ceviz ve Abacı Kebeci Sen Neci-Sevgili Doktor oyunlarıyla çıtasını yükseltmeye devam etti. 2007-2008 sezonunda büyük usta Woody Allen’ın Tanrı oyunu ile birlikte, turneler hariç olmak üzere dört sezonda 50’den fazla gösterim yaptı ve 5000’den fazla seyirciye ulaştı.

2008-2009 sezonunda efsanevi Devekuşu Kabare’nin oyunlarından derlenen “Bir Varmış Hep Varmış” isimli oyunuyla seyirciye nostaljik bir keyif yaşatan Triole, geçtiğimiz sezonda daha önce hiç sahnelenmemiş yeni bir kabareyle tiyatro severlere yepyeni bir seçenek sundu. Usta yazar Sulhi Dölek tarafından kaleme alınan ve türünün en güzel örneklerinden biri olan “Kafalar”, halen sahnelenmekte.
28 Mart günü bambaşka bir tatla, “Jeanne d’Arc’ın Öteki Ölümü” ile 2010-2011 sezonuna perde açacak olan Tiyatro Triole; içinde tiyatro olanların, içinde tiyatro kalanların oluşturduğu genç bir kadroya sahip. Oyun seçimlerinde hiçbir sınırlama gözetmeksizin her sene en yeniyi denemeyi kendine hedef belirlemiş olan ekip, “Jeanne d’Arc’ın Öteki Ölümü”nün şu ana kadarki en farklı yorumuyla sahneye çıkmaya hazırlanıyor.

Premier Tarihi

28 Mart 2011 Pazartesi
Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu-Şişli
Saat: 20.30

4 Nisan 2011 Pazartesi
Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu-Şişli
Saat: 20.30

26 Nisan 2011 Salı
Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu-Şişli
Saat: 20:30

11 Mayıs Çarşamba
Şehir Tiyatroları Kağıthane Sahnesi
Saat: 15.30 ve 19.30

13 Mayıs 2011 Cuma
Üsküdar Tekel Sahnesi
Saat: 20.30

30 Mayıs 2011 Pazartesi
Bilgi Üniversitesi Dolapdere Kampusu BS-2
Saat:20.30


Her türlü soru ve görüşleriniz için
İletişim

0532 471 15 52
tiyatrotriole@gmail.com

Basında Hakkımızda Yayımlananlar

http://mimesis-dergi.org/2011/03/yasasin-jeanne-darc-kahrolsun-jeanne-darc/
http://www.yitikulke.com/
http://www.bigglook.com/biggistanbul/kultur/aktv_detay.asp?aa_id=1&aktv_id=63456&subof=
http://www.timeoutistanbul.com/e10214/tiyatro/jeanne_darcin_oteki_olumu (Görsel oyunumuza ait değildir.)
http://www.gercekgundem.com/?p=359720
http://bilgidetiyatrovar.blogspot.com/
http://www.haberkamu.com/haberdetay/yasasin-jeanne-d-arc-kahrolsun-jeanne-d-arc-haberi/ Teaser: https://www.youtube.com/watch?v=NF-huRgySEQ /

17 Ekim 2010 Pazar

Yitik Ülke Yayınları'ndan çıkacan "80'lerde Çocuk Olmak" adlı kitapta "Şirinler; Hala uslu çocuklarız..." öykümü okuyabilirsiniz...


"80'lerde Çocuk Olmak" kitabı 3-10 Kasım arasında Punto Dağıtım kanalıyla tüm kitabevlerinde!

Kapak ve basın metnimizi Facebook'ta, Twitter'ınızda, web sitenizde-blogunuzda ve mail yolu ile arkadaşlarınızla paylaşabilirsiniz!

Geri sayım başladı :)

Kitabımız ilk olarak TÜYAP'ta okur karşısına çıkacak, ayrıntlı bilgi www.yitikulke.com 'da

***

"80'lerde Çocuk Olmak" kitabının kapak arkası ve basın tanıtım metni şöyle:

Bu sadece bir kitap mı? Hayır! Bu kitap, canlı bir şey! Yaşayan tarihin ta kendisi! Dikkatle, özenle okuyun...

80’lerde Çocuk Olmak, hem bir kitap ismi, hem de bir kuşağın en büyük özlemlerini, yaşanmışlıklarını içinde barındıran yolculuğun özel ve güzel adı. Bu kitapta bir araya gelmiş 90 kadar yazar var. 1980’lerde çocuktu onlar... Hepsi aynı kuşaktan… Sayfalarda gizlenen anılarda herkes kendinden bir şeyler buluyor. Fazıl Say’dan Gürgen Öz’e, Eylül Duru’dan Bülent Çolak’a, Onur Behramoğlu’ndan Erdem Aksakal’a, Göksel Bekmezci’den Ahmet Büke’ye, Barış Müstecaplıoğlu’ndan Yiğit Değer Bengi’ye dek, adları buraya sığmayacak onlarca yazar ve sanatçı bu kitap için çocukluklarını, anılarını, aşklarını, oynadıkları oyunları, 1980 darbesinin kendilerinde ve ailelerinde bıraktıkları kara tortuyu, yüzlerce ayrıntıyı bazen bir çocuk, bazen bir yetişkin gözüyle kaleme aldı. Yaklaşık üç yıllık bir çalışma sonucu doğan 80’lerde Çocuk Olmak kitabı, her kuşağın el kitabı olacak nitelikte. Dönemin pembe dizileri, ünlü oyuncuları, en çok izlenen çizgi filmleri, mahalle abileri, sokak kavgaları ve oynanan unutulmaz oyunlar, atari salonları, fırlamalıklar ve ergenliğe geçiş hikâyeleri, birbirimizle konuşurmuş gibi doğal bir şekilde anlatılıyor. Evet, bizler büyüyoruz ama çocukluğumuz ve yaşanmışlıklar orada öylece duruyor. Yolculuğumuza siz de katılın...

Kitabımızı 80’lerin aydın insanlarına, halk kahramanlarına, üniversite gençliğine ve 80’lerde doğup kaybettiğimiz tüm çocuklara ithaf ediyoruz.

Kadir Aydemir’in yayına hazırladığı bu kitap ayrıca anlamlı bir doğum günü hediyesi. 80’ler çocuklarının hiç yaşlanmadığının, hep çocuk kalacağımızın bir ispatı... Bu yıl, Türkiye sanal âleminin en eski ve köklü şiir-edebiyat sitelerinden Yitik Ülke’nin (www.yitikulke.com) 10. yaşını kutlarken, bu kitapla, anılarına sahip çıkan herkesin de doğum gününü kutluyoruz.

Bu toplum belleksiz değil! Bizler de unutmadık ve yazdık!

Yaşasın 80’lerde çocuk olmak!

“80’lerde Çocuk Olmak” kitabında yazılarıyla, anı ve anlatılarıyla yer alan 80’lerin çocukları:

Yeşim Ağaoğlu, Onur Akbudak, Alper Akdeniz, Erdem Aksakal, Neyran Savaşman Akyıldız, Çiğdem Aldatmaz, Figen Alkaç, Sema Aslan, Hürcan Âşık, Mustafa Atapay, Kadir Aydemir, Eda Aytekin, Nil Esra Başaran, Ezgi Başkır, Suat Başkır, Barış Behramoğlu, Onur Behramoğlu, Göksel Bekmezci, Sinem Bengi, Yiğit Değer Bengi, Ersan Bengisu, Hasip Bingöl, Ahmet Büke, Elmira Cancan, Gökçenur Ç., Şebnem Çağlayan, Tunca Çaylant, Kader Çekerek, Serdar Çekinmez, Murad Çobanoğlu, Bülent Çolak, Elçin Demiröz, Özge Ç. Denizci, Ömer Faruk Dizdar, Eylül Duru, Galip Dursun, Sine Ergün, Azim Raşit Ersoy, Elif Savaş Felsen, İdil Giray, Pınar Gözpınar, Nilay Sağ Gülalp, Eda Günay, Koray Günyaşar, Yasemin Gürkan, Sanem Güven, Nefin Huvaj, Aydın İleri, Necla İret, Deniz Yalım Kadıoğlu, Gülay Kalkan, Bekir Arslan Kopuz, Ulaş Kurugüllü, Ahmet Küçükkayalı, Ece Erdoğuş Levi, Barış Müstecaplıoğlu, Engin Neşeli, Pınar Nurhan, Pelin Onay, Esra Ovalı, Yaprak Öz, Gürgen Öz, Şahin Özbay, Özlem Özyurt, Hatice Topal Özçoban, Nilüfer Özgeren, Sedef Özkan, Erol Özyiğit, Murat Prosciler, Tomris Sakman, Fazıl Say, Hakan Sim, Güray Süngü, Melih Süsleyen, Müjgan Şah, Melike Aslı Şahinsoy, Ümit Şener, Seda Tansuker, Filiz Tanya, Erkut Tokman, Alper Turgut, Murat Türkücüoğlu, Serkan Türk, Papyon Tayfun Türkkan, Ferhat Uludere, Gül Yaşartürk, Özlem Yıldız, Hande Yöremen, Zeynep Zişan ve Güncem Topçu.

Kapak tasarımı Savaş Çekiç ustamıza aittir...

***

Kitapla ilgili daha geniş bilgi www.yitikulke.com adresindedir.
Kitapla ilgili tüm sorularınız ve iletişim için Yitik Ülke'yi ziyaret ediniz

Hakkımızda basında çıkan haberler...

http://www.birgun.net/culture_index.php?news_code=1292593961&year=2010&month=12&day=17

http://www.yildiz.tv/?act=dvr&chan=ntv&seekTime=20-11-2010+12%3A48

http://www.cumhuriyet.com.tr/?hn=186396

http://www.aksam.com.tr/2010/10/14/yazar/10255/aksam/yazi.html

http://www.aa.com.tr/tr/80lerde-cocuk-olmak.html

http://www.gercekgundem.com/?p=326694

5 Ekim 2010 Salı

Ali Poyrazoğlu ile Tiyatro Atölyesi / Dramaturji Dersi


Ali Poyrazoğlu Tiyatrosunda; oyunculukla tanışmak ve oyunculuğunu geliştirmek isteyen herkese açık ‘Tiyatro Atölyesi’ kayıtlara başladı.

Oyunculuk, ses-hareket, şan, dans, diksiyon, dramaturji* dallarını içeren bir eğitim verecek olan Tiyatro Atölyesi, Ali Poyrazoğlu yönetiminde tiyatroyu seven, oyunculuğa ilgi duyan herkese kapılarını açıyor.

Katılımcılar 14 haftalık dönemde toplam 112 saat ders içeren eğitim boyunca deneyimli öğretmenlerden oyunculuğun sırlarını öğrenecek

Zengin ders içeriği sayesinde oyunculuğun yanı sıra diksiyon, dans, şan dersleriyle kişisel gelişime de katkı sağlayacak olan Tiyatro Atölyesi, hafta içi ve hafta sonu olarak iki farklı programda işleyecek.

Oyunculuğa ilgi duyan, kendini bu konuda geliştirmek isteyen, kişisel gelişimi için kendine yatırım yapmak isteyen, kendini daha da yakından tanımak isteyen herkesi atölyeye, ustalarla birlikte çalışmaya, öğrenmeye, eğlenmeye, paylaşmaya davet ediyoruz.

Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu
Tiyatro Atölyesi

Abide-i Hürriyet Caddesi No.155/A Arzu Pasajı Şişli Cami Karşısı
Telefon: (212) 240 43 33 – 240 43 44 – (532) 650 90 72 – (532) 642 66 88
E-posta: apttiyatroatolye@gmail.com

*Dramaturji derslerinde görüşmek üzere...

2011-2012 Dönemi'nde de Ali Poyrazoğlu Tiyatro Atölyesi'ne katılmak isteyenler için;

*Yeni dönem 12 Kasım 2011'de başlayacaktır.
*Kayıtlarınızı bir an önce yaptırınız.
*Telefon; 0532 650 90 72 / 0532 642 66 68

Dramaturji derslerinde görüşmek üzere... ********************************************************** HAZIRLAYIP TAKİP ETTİĞİM PROGRAM *-Dramaturjiye Giriş- *Dramaturji nedir? *Tiyatroda dramaturjiye neden ihtiyaç vardır? *Kahraman ile tip arasındaki farklar *Sahneler neye göre belirlenir? *Karakter ve sahne çözümlemesi *Eleştiriye Giriş *Eleştiri nedir? *Eleştiri ile yorum arasındaki farklar *Eleştiri yazısı nasıl yazılır? *Tiyatro Tarihine Giriş *Antik Yunan’da Tragedya *Tarihin ilk dramaturgu Aristoteles’in “Poetica” kitabı üzerinden iyi bir tragedyada olması gereken özellikler nelerdir? *Tragedyanın kökeni ve geçirdiği süreçler *Günümüzde de tragedya yazılabilir mi? *Tragedya ile komedyanın farkları nelerdir? *Antik Yunan’daki ilk oyuncu ve oyun yazarı kimdir? *Bu döneme ait bilinmesi gereken önemli oyun yazarları Aiskhylos, Sophocles ve Euripides ile eserleri *Psikolojiye bile terim olarak giren Oidipus ve Elektra karakterleri neden önemli? *Platon, “Devlet “kitabında; ideal bir devlette neden oyuncuların yer almaması gerektiğini söyler? *** *-Antik Yunan Mitolojisi- *Mitolojinin kökeni *Antik Yunan Tanrıları *Tanrıların oyunlara yansıması ve Roma Dönemi’nde aldıkları isimler ile bu değişimin nedenleri *Antik Yunan’da Komedya *Komedyanın kökeni ve geçirdiği süreçler *Komedya yazarı Aristophanes ve eseleri *Henri Bergson’un “Gülme” kitabı üzerinden nelere güleriz? *** *-Roma Tiyatrosu- *Roma Tiyatrosu’nun genel özellikleri nelerdir? *Roma Tiyatrosu’nu, Antik Yunan Tiyatrosu’ndan ayıran en temel özelliği nedir? *Horatius ve Ars Poetica’nın önemi *Roma’da güldürü çeşitleri *Pandomimin ortaya çıkışı *Komedya yazarı Plautus’un “Çömlek” oyunun ileride Moliere’in “Cimri” oyununa etkisi *** *-Ortaçağ Tiyatrosu- *Kartaca Kurulu, Katolik Roma ile Ortadoks Bizans’ın döneme etkileri *Feodalitenin ortaya çıkması ve yansımaları *Miracle/Mistery (Gizem(Mucize) ile Morality (İbret) oyunlarının doğuşu *İlk morality oyunu “Everyman” ve önemi *** *-Rönesans Tiyatrosu- *İngiltere’de Elizabeth ve Fransa’da 14. Louis önemlerinin tiyatrodaki etkileri *Sir Chamberlains’s ve Sir Admiral’s Men toplulukları *Cristopher Marlowe’un tiyatro tarihine katkıları ve Dr. Faustus oyunu *William Shakespeare’in önemi, eserleri ile koloniyel ve feminist okumaya açık olmasının nedenleri *Günümüzde oyunlarının hala geçerliliğini koruması ve sahnelenmesinin nedenleri *** *-Orta Sınıf Tiyatrosunun Doğuşu- *Değişen değerlerle egemen sınıfın aristokrasiden burjuvaziye geçişi *Gotthold Lessing -Emilia Galotti *** *-19. Yüzyıl Tiyatrosu ve Romantizm- *Kapitalizmin insan yaşamında yol açtığı yıkımı gösteren dönem *Strum und Drang akımı *Hamburg Dramaturjisi *Friedrich Schiller-Hile ve Sevgi *Gerhart Hauptmann-Dokumacıların İsyanı *Henrik İbsen-Nora Bir Bebek Evi *Anton Pavloviç Çehov-Vişne Bahçesi *** *-20. Yüzyıl Tiyatrosu; Avantgarde Tiyatro- *Vahşet Tiyatrosu-Antoin Artaud *Simgecilik ve Alfred Jerry-Kral Übü *Düş oyunları ve Strindberg-Hayaletler Sonatı *Dışavurumculuk *Dada *Sürrealizm *** *-Absürd Tiyatro- *İkinci Dünya Savaşı’nın etkisiyle geleceğe dair umutların yok olması neticesinde ortaya çıkar *Samuel Beckett *Eugene Ionesco *Jean Genet *Harold Pinter *** *-Tiyatroda Kültürlerarası Diyalog- *Kültürlerarasılık, oryantalizm ile kültürel sömürü tartışmaları *Antoin Artaud *Jerzy Grotowski-Fiziksel Tinsellik *Eugenio Barba-Living Theatre(Yaşayan Tiyatro) *Peter Brook-Mit Tiyatrosu *Heiner Müller ve Robert Wilson *Ariane Munchkin *** *-Yönetmen Tiyatrosu- *Konstantin Stanislavski *Vsevolod Meyerhold *Bertold Brecht-Epik Tiyatro Kuramı *Peter Brook-Boş Alan *Eugenio Barba *Robert Wilson *Pina Bausch-Wuppertal Dans Tiyatrsou *Ariane Munchkin-Sirk De Soleil *** *-Türk Tiyatrosu- *Tanzimat Tiyatrosu *İlk batılı anlamda yazılan oyun olan Şinasi’nin Şair Evlenmesi ile başlayan süreç *1960-1980 yılları arası Türk Tiyatrosu ve ardından gelen gerileme devri *Türk Tiyatrosunun sorunları nelerdir? *Haldun Taner *Ferhan Şensoy *Murathan Mungan *Berkun Oya *** *-Çocuk Tiyatrosu- *Dünyada ve Türkiye’de çocuk tiyatrosu tarihi *İyi bir çocuk oyunun alt yaş sınırı ve hedef kitlesi *Çocuk tiyatrosunda yapılan hatalar ve nedenleri *** *-Uyarlama- *Uyarlama nedir ve nasıl yapılır? *Mehmet Alkan-Analık Davası *Ferhan Şensoy-Güle Güle Godot, Fişne Bahçesu ve Üç Kurşunluk Opera *Brecht- Antigone *Ionesco ve Müge Gürman-Macbeth *** *-Vodvil ve kabare- *Vodvil ve kabare nedir? *İlk olarak nerede ve nasıl ortaya çıkmıştır? *Günümüzdeki işlevleri nedir? *** *-Performans- *Performans nedir? *Tiyatrodan ayrılan yanları *Performans sanatçıları ************ OKUNMASINI ÖNERDİĞİM KİTAPLAR************ -Aristoteles-Poetika -George Thompson-Aiskhylos ve Atina -Goethe-Faust -Marshal Bermann-Katı Olan Her şey Buharlaşıyor

3 Ekim 2010 Pazar

PR'ını yaptığım etkinlik: "DÜNYA HAYVANLARI KORUMA GÜNÜNE RENKLİ KUTLAMA"


DÜNYA HAYVANLARI KORUMA GÜNÜNE RENKLİ KUTLAMA

‘Dünya Hayvanları Koruma Günü’, Kadıköy Belediyesi tarafından 3 Ekim Pazar günü 12.00 ile 17.00 saatleri arasında, Kalamış’taki Kadıköy Belediyesi Gençlik Merkezi'nde siz hayvanseverlerin katılımıyla kutlanacak. Kadıköy Belediye Başkanı Av. Selami Öztürk tarafından yapılacak olan açılış konuşmasının ardından; barkovizyon gösterimi, Ali Minibaş’ın Kadıköy Belediyesi Geçici Hayvan Bakım Merkezi’nde çektiği fotoğraflardan oluşan fotoğraf sergisinin yanında sevilen sanatçılar Çiğdem Tunç-Semiha Yankı ikilisinin muhteşem “konseri” de yer alıyor. Gün boyu sürecek sahne şovlarında Ayşe Evrim Trio ve Mişa Konseri de hayvan dostlarına keyifli anlar yaşatacak.


“Whiskas ve Pedigree’nin katılarıyla barınakta kalan sokak köpekleri sahiplerini buluyor!”


Kadıköy Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü ve Hayvan Dostları Platformu’nun yanı sıra Whiskas - Pedigree’nin katılımı ve BRF Medya organizasyonu ile düzenlenen etkinliğe sadece Kalamışlı değil tüm Anadolu ve Avrupa yakasındaki kedi-köpek sahiplerinin ve sahip olmayı düşünenlerin ilgisini çekeceğe benziyor! Çünkü Whiskas ve Pedigree barınakta kalan sokak köpeklerinin sahiplenmek isteyenler için sahiplenme ve evlat edinme çalışmasının da yapılacağı bu etkinliğe tüm hayvanseverlerin yanı sıra hayvan dostlarını da davet ediyor! Etkinlik sırasında köpek evlat edinenlere ise Pedigree tarafından mama hediye edilecek.


“Whiskas ve Pedigree’den sürpriz hediye fırsatları”


Kadıköy Belediyesi Gençlik Merkez’inde gün boyu sürecek kutlama etkinliğinde hayvanseverler, sevimli dostlarıyla hem eğlenecek hem de yapılan aktivitelerle sokak köpeklerine katkı sağlayacaklar.
Etkinliğe gelecek olan kedi ve köpekler için Whiskas ve Pedigree’den sürpriz hediye fırsatını yakalayın!


“Veteriner Çadırı”


Hayvanseverlere müjde! Kedi ya da köpeğinizi veteriner çadırında hiçbir bedel ödemeden muayene ettirebilirsiniz.


“Sevimli dostunuz da sosyalleşsin!”


Kedi ve köpeklerinizi bırakabileceğiniz oyun alanında hem sevimli dostunuz sosyalleşsin hem de sizler için düzenlenen barkovizyon, sergi ve konser aktivitelerinden yaralanın. İçiniz rahat, sevimli dostunuz yanınızda olsun…


“Eğitimci Gamze Aral eşliğinde köpeğinize özel eğitim fırsatı!”


Etkinlik süresince hayvansever misafirlerimiz, köpek dostlarını eğitim parkurunda profesyonel ellere emanet edip sevimli dostlarımız için hazırlanan özel köpek eğitim parkurunda eğitimlerini kıvançla seyredebilirler.


“Çorbada tuzum olsun barınaktaki hayvanlara katkım olsun diyorsanız haydi kermese!”


Hayvan Dostları Platformu üyeleri ise kuracakları stantlarda Kadıköy Belediyesi Ataşehir Barınağı’ndaki sokak köpekleri yararına hem satış yapacak hem de bağış toplayacaklar! Kedi ve köpek ürünlerinin de olduğu kermesten yapacağınız her alışveriş barınağa bağış olarak geri dönecek.


“Etkinlikler sadece bunlarla sınırlı değil!”

Whiskas ve Pedigree, 25-25 Eylül ve 2-3-9-10 Ekim tarihlerinde AVM’lerde ve seçkin pet shoplarda bilgilendirme stantlarıyla da siz hayvan severleri bekliyor!



Sizleri de 3 Ekim Pazar günü Kalamış Parkı Kadıköy Gençlik Merkezi’nde etkinliğimizde görmekten onur duyarız.


Tarih: 03 Ekim Pazar
Yer: Kalamış Parkı Kadıköy Gençlik Merkezi
İrtibat: 0216 349 77 68

BASINDA

http://www.sadehaberler.com/hayvanlari_koruma_gunune_renkli_kutlama_haberi_116395.aspx

http://www.belediyebulteni.com/haber_detay.php?haber_no=18248

http://www.gercekgundem.com/?p=317552

http://www.sondakika.com/haber-hayvanlari-koruma-gunune-renkli-kutlama-2261381/

http://yeni.haberler.com/hayvanlari-koruma-gunune-renkli-kutlama-2261381-haberi/

http://www.belediyegazetesi.net/haber/kadikoy-belediyesi,-4-ekim-dunya-hayvanlari-koruma-gununu-3-ekim-pazar-gunu-renkli-bir-program-ile-kutluyor-4923.html

http://www.internethaber.com/istanbul/kadikoy/hayvanseverler-kadikoyde-bulusuyor-298042h.htm

http://www.istanbulten.net/index.php/2010/10/hayvanlari-koruma-gunune-renkli-kutlama/

http://www.ailevadisi.net/turkiyem/504558-istanbuldan-haberler-14.html

http://www.haberler.com/hayvanlari-koruma-gunune-renkli-kutlama-2261381-haberi/

http://www.kadikoygundem.com/haber_detay.asp?haberID=42845

http://www.kadikoygazetesi.com/8914-kadikoy-hayvanlari-koruma-gununu-reklli-solenle-kutluyor/

Radikal

http://213.243.28.152/Radikal.aspx?aType=RadikalDetay&Date=&ArticleID=1021915&CategoryID=85

Kadıköy Gazetesi

http://www.kadikoygazetesi.com/8914-kadikoy-hayvanlari-koruma-gununu-reklli-solenle-kutluyor/

Gazete Kadıköy

8-14 Ekim 2010 tarihli 556. sayılı gazetenin 1.(yarım)ve arka (tamamı)sayfalarında "Sevimli Dostlarımızın Gününü Kutladık" haberini aynı zamanda http://www.gazetekadikoy.com.tr/menu3.html linkinden de okuyabilirsiniz.

Fox Tv

03 Ekim 2010 akşam haberleri
04 Ekim 2010 sabah haberleri