15 Nisan 2015 Çarşamba
Söyleşi / Uçan Süpürge / Karikatürcünün Hiçbir Sınırı Tanımaması Gerekir!
İlk kadın karikatürcümüz Fatma Zehra’yı 1914 yılında yayımlanan Leylak adlı mizah dergisinde görürüz. Kapağında ‘kadınlara mahsus edebi mizah dergisi’ yazan dergi bir sayı çıkabilir. Erkek ağırlıklı karikatürcüler tarafından kadınlar için çıkartılan bu dergiden sonra ilk karikatürcü olarak Selma Emiroğlu’nu görürüz. (Günümüzde Bayan Yanı adlı dergi sadece kadın çizerler tarafından hazırlanan tek mizah dergisi olma unvanını elinde tutuyor. ) Ardından Selma Gündüz, Meral Simer, Semiramis Aydınlık ve Sema Ündeğer gibi isimler karşımıza çıkar. Yayın hayatına başladıktan 6-7 sene sonra Gırgır ile birlikte Özden Öğrük, Gülay Batur, Ramize Erer, Meral Onat ve Eda Oral karikatüre farklı bir bakış getirerek ‘Biz Bıyıksızlar’ köşesi yle yeni bir dönemi başlatırlar. Piyale Madra ile aynı grupta çalışmasalar da benzer olmalarından ötürü onu da bu döneme dahil edebiliriz. Limon, Leman, Pazartesi dergileri ile Yeni Binyıl gazetelerinde çizdiği karikatürleriyle ‘Bayır Gülü’ tiplemesiyle Feyhan Güver önemli bir isimdir. ** Mini karikatür tarihi turundan sonra sıra günümüzün karikatürcülerinden Asuman Küçükkantarcılar ile yaptığım röportaja geldi. Kısa bir hatırlatma: 18 Nisan'da İzmir Kitap Fuarı'nda açılacak "Aziz Nesin 100 Yaşında" portre karikatür sergisinde Asuman Küçükkantarcılar’ın Aziz Nesin’in portre karikatürü de sergilenecek. Söyleşiyi okumak için; http://www.ucansupurge.org/TR,2828/karikaturcunun-hicbir-siniri-tanimamasi-gerekir.html
TEB OYUN Dergisi Yaz Sayısı (25) "Hepimiz Bir Gün Bir Yerde Yabancı Olabiliriz" Başlıklı Eleştiri Yazım
TEB Oyun'un bu sayısında;
ELEŞTİRİ -
Ayşe Emel Mesci’nin İşi Hesaplaşmak: Hamlet Makinesi Üstün Akmen /05 -
SÖYLEŞİ
Bir Yarım Asırda Ahmet Levendoğlu Nalân Özübek / 08 -
ELEŞTİRİ
Eşeğin Gölgesi Beki Haleva /16 -
Hepimiz Bir Gün Bir Yerde Yabancı Olabiliriz Seda Tansuker / 21-
SÖYLEŞİ -
Rampa Tiyatro’da İnsan Sorgulanıyor Rengin Uz / 24 -
GENÇ ELEŞTİRİ -
90’larda Lubunya Olmak Berna Ataoğlu / 29 -
Woyzeck’ler Nurten Demirbaş / 31 -
İNCELEME -
Toplumsal Cinsiyet ve Tiyatro – Annem Oğlum ve Ben’in Ardındaki ‘Ötekiler’ Tijen Savaşkan / 35 -
DOSYA -
Aziz Nesin 100 Yaşında / 41 -
Aziz Nesin 100 Yaşında Ayşegül Yüksel / 42 -
Aziz Nesin 100 Yaşındaki Delikanlı Hasan Anamur 47 -
Aziz Nesin ve Tiyatro Özdemir Nutku / 51 -
Aziz Nesin’in Senfonileri Özlem Hemiş / 60 -
Aziz Nesin Üzerine Yücel Erten / 65 -
Aziz Nesin 100 Yaşında Halk Yararına Mizah Anlayışı Zeynep Oral / 71 -
Oyun Yazarı Aziz Nesin... Ateş Nesin / 79 -
ELEŞTİRİ -
Bir Delinin Hatıra Defteri Zehra İpşiroğlu / 82 -
DOSYA (Anısına) -
Aziz Çalışlar’ı Saygıyla Anarken Gülşen Karakadıoğlu / 85 -
Aziz Çalışlar İçin Filiz Elmas / 87 -
Aziz Çalışlar’ı Ölümünün 20. Yılında Anıyoruz Filiz Çalışlar Yenişehirlioğlu / 88 -
27 MART 2015 DÜNYA TİYATRO GÜNÜ BİLDİRİLERİ -
27 Mart 2015 Dünya Tiyatro Günü Ulusal Bildiri Demet Taner /91 -
27 Mart 2015 Dünya Tiyatro Günü Uluslararası Bildiri Krzysztof Warlikowski / 92 -
HABERLER -
“Kurucu” Muhsin Ertuğrul Sempozyumu Yapıldı / 93 -
5. Sadri Alışık Anadolu Tiyatro Oyuncu Ödülleri / 94 -
TEB Ödülleri 2015 Açıklandı / 95 -
******************************************************************************************
24 Mart 2015 Salı
Söyleşi / Uçan Süpürge / Sarai Sierra Yanlış Zamanda Yanlış Bir Yerdeydi
“Sarai Sierra yanlış zamanda yanlış bir yerdeydi. Artık bizi bu konuda uyaramazdı ama onun öyküsü bunu yapabilirdi.”
Hepimiz bir gün bir yerlerde yabancı olabiliriz.. Yabancı olma, toplumda 'öteki' olmak demekken yabancı 'kadın' olmanın toplumda iki kere ötekileşmek olduğunu düşünebiliriz. 10'larca Yabancı adlı oyunda Türkiye'de yaşayan Rus, Afrikalı, Çek, İngiliz, Amerikalı, Kolombiyalı, Alman, Hollandalı ve Romen kadınların gerçek hikayelerini görüyoruz. Bu hikayeler projeksiyon, şarkı ve çello ile harmanlanmış. Oyun, 19 Nisan saat 19.00’da Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde seyredilebilir.
Oyun, tek bir kadının öyküsü olarak izlenebileceği gibi kadınların öyküleri olarak da izlenebilir. Yabancı kadınların Türkiye'de karşılaştığı toplumsal, siyasal, kültürel ve dinsel bariyerleri anlatırken değindiği sorunlar önemli çünkü yabancı olmayan kadınların da yaşadığı sorunları içinde barındırıyor. Oyundan örnek vermek gerekirse; İstiklal Caddesi’nde arkasından saldırıya uğrayıp saldırganını görmeyen ama onu teşhis için karakola götürülen kadının görmediği birini teşhis etmeye zorlanması ve eve döndüğünde Türk ev arkadaşlarının ‘Üzerinde ne vardı?/Çok mu açık giyinmiştin?/Yalnız mıydın?’ soruları oldukça manidar… Sorina Maria Harangus ile söyleşimi okumak için; http://www.ucansupurge.org/TR,2791/sarai-sierra-yanlis-zamanda-yanlis-bir-yerdeydi.html
Fotoğraf: Julia Cookie
Fotoğraf: Julia Cookie
17 Mart 2015 Salı
4 Nisan 2015/19.00/Akatlar Kültür Merkezi/Altı Nokta Körler Derneği/Yönettiğim"Cimri"oyunu sahnelendi;)






****************************************************************************************



***********************************************************************************************
TİYATROMUZUN DUYURUSU İÇİN AŞAĞIDA İSİMLERİ BULUNAN YERLERDE AÇILAN BİLLBOARDLAR İÇİN BEŞİKTAŞ BELEDİYESİ'NE ÇOK TEŞEKKÜR EDERİZ.BAŞKAN ZİYA ÖZDEM
TİYATROMUZUN DUYURUSU İÇİN AŞAĞIDA İSİMLERİ BULUNAN YERLERDE AÇILAN BİLLBOARTLAR İÇİN BEŞİKTAŞ BELEDİYESİNE ÇOK TEŞEKKÜR EDERİZ.BAŞKAN ZİYA ÖZDEM
Yıldız-Ortaköy İnişi / 1. Levent Spor Kulübü Tesisleri Önü / 4. Levent Migros Önü / Akaretler Taşlık Çıkış Sol Taraf / Arnavutköy Etiler Çıkışı / Bedek Arnavutköy Gidiş BP Yanı / Etiler Tepecik Yolu Sanatçılar Parkı Karşısı / Otoyolcular Sitesi Şebboy Sokak / Ulus Kuruçeşme Bağlantısı .
16 Aralık 2014 Salı
19.12.2014 / Görmesen de olur! / Modern Tiyatroda Önermesiz Metin Yazarlığı üzerine söyleşi...
19.12.2014 Cuma günü sizleri, “görmesen de olur” sloganıyla yola çıkacak olan, Kadıköy Belediyesi Engelli Merkezi ve Tiyatro Laboratuvarı işbirliği ile gerçekleştirmeyi planladığımız ‘Modern Tiyatroda Önermesiz Metin Yazarlığı’ atölyelerine başlamadan önce Genel Sanat Yönetmeni Serhan Alben ile tanışmaya davet ediyoruz.
Söyleşide tiyatro ve sinema sektörüne görme engellilerin nasıl dahil olabileceğini ve katkılarının neler olabileceğini birlikte konuşacağız. Bugüne kadar bunu neden hiç hayal etmemiş olduğumuzu ve planlanan atölye çalışması hakkında bilgi sahibi olacağız.
Söyleşimize, konuyla ilgili olabileceğini düşündüğünüz herkesi davet edebilirsiniz. Sizleri aramızda görmekten mutluluk duyacağız.
Yer: Kadıköy Belediyesi Engelli Merkezi, Koşuyolu Cad. Mahmut Yesari Sok. No:84 Koşuyolu/Kadıköy
Saat: 11:30-12:30
Saygılarımızla
Kadıköy Belediyesi Engelli Merkezi
0 216 337 21 21 / 120 -119
*************************************************************************************************
Ben de katılıp deneyimlerimi aktarıp bilgi alışverişinde buldum;D Çok verimli geçtiğine inanıyorum... Hepimizin birbirimizden öğrenecek çok şeyi var... Ocak ayında oyun yazma atölyesi olacakmış. Harika;D




Anne anne anneciğim;D
O BAKIŞ:
Annemi, anne olduğumda anladım. Uykusuz geceler, yorgunluk vs.. her şey bir yana bebeğinizin bir bakışı ya da size gülümsemesi hepsini unutturan cinsten.
****
HİÇBİR ŞEY KİTAPLARDA YAZILDIĞI GİBİ DEĞİL:
Üniversiteden itibaren yaratıcı dramada her yaş grubundan öğrencilerim oldu. Bol bol da pdagoji üzerine kitap okudum. Hamileliğimden itibaren pek çok kitap daha okudum. Bunların içinde baba olmak ile ilgili bir kitap da vardı! En çok sevgili Ferda Vural Arıkan’ın hediye ettiği, Kuraldışı yayınlarından çıkan ‘Gebeloji’ ve Epsilon yayınevinden ‘Bebeğinizin İlk Yılında Sizi Neler Bekler’ adlı kitaplardan çok şey öğrendim. Şunu da belirtmem gerekir; söz konusu bebekse hiçbir şey kitapta yazılanlar gibi gelişmiyor. Çünkü her bebek kendi düzenini kuruyor…
****
SÜT MEVZUSU:
Özellikle ilk altı ay anne sütü çok önemli bunu hepimiz biliyoruz fakat benim gibi sütü bol olmayan ya da anatomik olarak göğüs ucu olmayan anneler ister istemez mama desteği almak zorunda kalıyor. Biz, organik olduğu için Hipp marka mama kullanıyoruz. Aklınızda olsun su, boza, soğan, yeşillikler ve bulgur sütü arttıran yiyecek ve içecekler. Bende işe yaradı;D
****
YENİDOĞAN SARILIĞI:
Bebekler ilk yirmi sekiz gün yenidoğan, sonra bebek denilmeye başlıyor. Kızım yenidoğan sarılığı geçirirken fototerapi gördü ve ikinci işitme testini de yaptırdık mecburen. Meğerse fototerapinin kendi değil, sarılık ile duyma sinirleri aynı yerden geçtiği için bu test zorunluymuş bu doktordan öğrendiğim bilgiyi sizlerle paylaşmak istedim. O dönem çok moralim bozuldu, hiç geçmeyecekmiş gibi geldi ama geçiyor;D Sarılık idrar ve dışkı ile atılıyormuş vücuttan. O yüzden yeter ki iyi beslensin ve gözlem altında tutulsun…
****
AŞILAR, KALÇA ÇIKIĞI VE DOKTORUNUZU SEVMENİN ÖNEMİ:
Birinci ve ikinci topuk kanı alınırken de aşıları olurken de kızım ağlarken hep ellerini tuttum ve ben de ağlamamak için kendimi zor tuttum. Üzerine bir de kalça çıkığı çıkınca çok moralim bozuldu ama bir aylıkken kemikler daha kıkırdak olduğundan iki ay boyunca üç kat bez takarak iyileşti çok şükür. Her şeyin başı erken teşhis.. Doktorunuzu sevmeniz çok önemli! Başka bir çocuk doktorumuz vardı ama karşılıklı elektriğimiz tutmadı. Sevgili doktorumuz Ceyda Ekiz bir süper kahraman gözümde. Aynı şekilde bizi Cansın'a kavuşturan sevgili doktorum Birgül Karakoç'u da çok seviyorum. İkisi de çok açıklayıcı, net, sakinleştirici ve huzur verici. Bir ay evvel kızım çok kustu gece geç bir saatte attığımız maile Ceyda Hanım'ın hemen cevap vermesi çok güven verdi. Kullandığımız mamanın nişastalı versiyonuna geçince ise kusması durdu. Not1; Kızımızın kafasında konak oluştu, banyodan 15 dakika önce kafasına badem yağı sürüyoruz ve doktorumuzun önerisiyle kafasını Bella B.marka konak önleyici şampuanla yıkıyoruz. Çok işe yaradı konağı neredeyse yok oldu;) Not 2; Boyunda ya da kollarda vs oluşan kızarık yerlerin kuru kalması için eskiden olsa pudra sürerdik fakat artık bebeklerde pudra kullanımını doktorlar önermiyor. Ben de Johnson's bedtime losyon ya da buğday nişastası sürüyorum;) Bu bilgi için sevgili Münevver Aydın'a teşekkür ederim♥ 3; Bebeğin kıyafetlerini yıkamak için sabun tozunu tercih ettim. Hacı Şakir'in çamaşır makinesi ve elde yıkamada kullanılabilen granül matik kullanıyorum.
****
HASTANEDEKİ İLK GÜNLER VE SONRASI:
Hastanedeki ilk dört günü kabus gibi hatırlıyorum. Kızım 16 gün erken doğdu ve küçücüktü. 46,5 cm ve 2898 gr! Sütümde sıkıntı oldu üzerinde fototerapi derken… Sonraki kırk gün yine çok zordu. Adeta zombiye dönüşmüştüm. Kimse bana çocuğun bu kadar yorucu bir şey olduğunu söylememişti! İki saatlik uykularla ve çalar saatle yaşıyordum. İki-üç saatte bir beslemek gerekiyordu. Şimdi ise 2,5 aylık oldu ve çalar saatte çok da gerek kalmadı. Yavaş yavaş düzene girecek diye umuyorum;D Eskilerin bir bildiği var hakikaten ilk 40 gün her şeye alınıyor, ağlıyor ve sinirleniyordum. Annem, babam ve eşim çok yardımcı olmasına rağmen hiçbirimiz oturmuyorduk. Bir gün bile yatıp dinlenemedim o yüzden loğusalık psikolojisine pek girmedim… Düzen oturtmaya çalışmak hakikaten çok zor…
****
AİLENİN ÖNEMİ:
En büyük yardımcım geceleri eşim Mehmet. Tüm gün çocukla ilgilenince gece enerjisi kalmıyor insanın. En azından eşim işe gidip kahve molası verebiliyor çalışırken ama anneyseniz kahve molası gibi bir şansınız yok. Yeni yeni dışarıya da çıkmaya başladım. O da gündüzleri en büyük yardımcılarım sevgili annem Semra ve babam Yakup sayesinde. Haklarını ödeyemem. İnsan kendi anne ve babasının değerini ebeveyn olunca anlıyor. Allah onları başımdan eksik etmesin!
****
HAMİLELİKTE BESLENME:
Hamile kaldığımı öğrendiğim dakika sigarayı bıraktım. Çok dengeli beslenmeye başladım ve kilolu hamile kaldığım için diyetisyene başladım. Sevgili doktorum Seda Bahtiyar Tatay sayesinde hamileliğim süresinde çok sağlıklı ve dengeli beslenerek ayrıca da aç kalmayarak sadece 12 kilo aldım. İlk bir buçuk ayda 11 kilosunu verdim. (Zaten doğumda 6 kilosu gitmişti;) Bu arada hiç midem bulanmadı ve reflüm zaten vardı artarak devam etti. Bebeğin saçı ile mide bulantısı vs.in bağlantısı tıbben kanıtlanmamış ama kızım çok saçlı doğdu;D
****
HAMİLELİKTE BRONŞİT:
Hamileliğimin yedinci ayında çok ağır bir bronşit geçirdim. Hastanede bir gece yattım ve iki kutu antibiyotik bitirdim! Kabus gibiydi hiç geçmeyecek sandım, süründüm bir ay ama geçti… O dönem sigara dumanına maruz kaldığım bir gece çok kötü tıkandım! Sigara dumanı olan yere de haklı olarak çocuğumu sokmak istemiyorum. İsteyen bana küsebilir ama kapalı alanda çocuğumun yanına sigara içmek isteyeni çok fena kırarım böyle biline… Aynı şey evime gelip kedime laf edenler için de geçerli kusura bakmayın o da bizim evimizin ferdi ve benim biricik oğlum…
****
BEBEK ALIŞVERİŞİ:
Hamileliğimin altıncı ayından itibaren ise eşyaları almaya başlamıştık. En kötü ihtimalle doğumdan bir ay evvel mobilyaların kokusunun gitmesi için kurup havalandırılmalı. Bebek bu ne zaman doğacağı belli olmaz çok da sallanmamakta fayda var. Biz karyolası, komodin ve dolabı ile alt değiştirme ünitesini İkea’dan aldık ve çok memnunuz. Alt değiştirme ünitesi en çok zamanımızı geçirdiğimiz yer ve iyi ki almışız. En gerekli eşyalardan biri oldu bizim için. Ayrıca park yatak meselesi var. Hem ileride tatillere giderken çanta formuna dönüşüyor hem de salonda vs. yatırabileceğiniz, içinde oyun oynayabileceği ekstradan bir alanı oluyor. Chicco marka aldık çok memnunuz. Biberon, emzik, sağma makinesi ve saklama kaplarını Philips Avent; sterilizasyon makinesini ise Mamajoo aldık. Ayrıca emzik ve biberon temizleme için sıvı deterjan gerekiyor. Frosh markasından çok memnunum. (Evdeki tüm temizlik ürünleri artık bu marka) En önemlisi de bu marka hem organik hem de doğa dostu. Biberon fırçası almayı da unutmayın tabi;D Ana kucağı ile puset ise Concord Neo. Aylarca baktık ve en son aldığımız eşya puset oldu. Body ve çıt çıtlı iç bodyleri Mothercare’den aldık. Hediye de geliyor ama buna güvenerek almamazlık etmeyin çok ihtiyaç oluyor! Ayrıca küvet (Sevi Bebe) , küvet ayaklığı ve küvet süngeri (Sevi Bebe) , en az iki bornoz, şampuan-sabun (Johnson's Baby top-to-toe wash ile Bella B.) ile pişik kremi (Nivea/Sebamed), bebek losyonu (Johnson&Johnson ve Sebamed), ıslak mendil (Ultra Prima/ "Johnson&Johnson" pembe, yenidoğan için olanını özellikle öneririm / Uni Baby/ Baby&Me ), tırnak makası (Chicco) ve saç fırçası (Chicco) da çok önemli! Ayrıca ağız silme bezleri, altını değiştirirken altına sereceğiniz hasta bezleri vb. kullan at örtüler, tülbentler, çoraplar, yüzünü tırmalamasın diye ellik, kafası üşümesin diye kukuleta… Bunlar bizim kullandığımız ve memnun olduğumuz markalar. Ayrıca bez konusunda birkaç bez markası denedim ama en iyi ultra prima-primium care. Bu bezin özelliği önünde sarı bir çizgi var ve idrar değdiği anda maviye dönüşüyor. Altını açarken sizi neyin beklediğini başından biliyorsunuz yani;D Bir de Otribebe nazal aspiratör ve yedek uçları ile serum fizyolojik(bebekler için olanı) muhakkak alın.
****
ANNEYE AİT ÜÇ EŞYA:
Anneye ait üç eşya var bu süreçte… Biri sağma makinesi diğeri korseli emzirme atleti (Joker’de mevcut) bir diğeri ise göğüs ucu kremi! Ben Lansinoh-HPA Lanolin kullanıyorum. Hamileliğimin üçüncü ayından itibaren çatlamasını veya yara olmasını istemediğim yerlerime badem yağı sürdüğüm için çoğu zaman kreme çok gerek kalmıyor…
Kendi deneyimlerimi aktardığım bu yazı umarım biraz olsun size yardımcı olur;D
Sevgiler
3 Aralık 2014 Çarşamba
14.12.2014 / Moda Deniz Kulübü / Yaşayan Can'lar Yararına Brunch; Satın Alma Sahiplen!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



