16 Haziran 2014 Pazartesi

Haber / Uçan Süpürge / Wista Burs İçin Panayır Düzenledi

Kadın Denizciler Derneği'nin (Wista) panayırı bu yıl 14 haziranda Setur Kalamış Marina'da düzenlendi. Uçan Süpürge Muhabiri Seda Tansuker panayırda kitabını imzaladı. Etkinliğin geliri Denizcilik bölümlerinde okuyan kız öğrencilere burs olarak gidecek. Haberi okumak için; ucansupurge.org/turkce/index2.php?Hbr=1539

12 Haziran 2014 Perşembe

14.06.2014 / "Wista Türkiye 2014 Panayırı" kapsamında kız öğrencilere burs amaçlı etkinlikte "Kadıköy Hayvan Dostları Platformu Standında"ydım...

Kadın Denizciler Derneği (Wista)'nın Geleneksel Panayır Etkinliği bu yıl 14.06.2014 tarihinde Setur Kalamış Marina'da düzenlendi. Ben de Kadıköy Hayvan Dostları Platformu'nun Standında 13.00 ile 15.00 saatleri arasında öykü kitabım "Engelli Koşu Gibisin Sevgilim" adlı öykü kitabımı imzaladım. Panayırdan elde edilecek gelir, üniversitelerin Denizcilik Fakülteleri'nde okuyan kız öğrencilere burs olarak geri dönecek. *******Basında****** http://ucansupurge.org/turkce/index2.php?Hbr=1539 - www.kadikoyunköpekleri.org

9 Haziran 2014 Pazartesi

28.06.2014 / Barınaktaki Hayvanlar Yararına Ortak İmza Günü / Sezen Özen ve Seda Tansuker

BARINAKTAKİ HAYVANLAR YARARINA ORTAK İMZA GÜNÜ ************Sezen Özen - "Koşulsuz Sevgi" ve Seda Tansuker - "Engelli Koşu Gibisin Sevgilim" adlı öykü kitaplarını ortak imza günü düzenleyerek satıştan elde edilecek tüm geliri Kadıköy Belediyesi Geçici Hayvan Bakım Merkezi'ne bağışlayacaklar.Tarih: 28.06.2014 / Saatler: 14.00-18.00**** **********İster kendinize kitap alıp, hayvanların yaşamına destek olun. İsterseniz sevdiklerinize hem kitap hem de barınaklara yapacağınız bağışı hediye edin! Tüm hayvan severleri ortak imza günümüze bekliyoruz. **************************Petzade İletişim********** Adres: Suadiye Mahallesi Noter Sokak No. 5/7A Şaşkınbakkal Kadıköy/İstanbul Telefon: 0216 386 06 02 - Mobil Telefon: 0507 518 40 33 - Faks: 0216 386 38 77 - İnternet: http://www.petzade.com/ *****************************Basında / Web****************************** http://www.petzade.com/geliri-hayvan-barinaklarina-bagislanacak-kitaplari_499.html - http://www.kadikoygazetesi.com/40204-barinaktaki-hayvanlar-yararina-ortak-imza-gunu/ - http://www.gazetekadikoy.com.tr/haberDetay.aspx?haberID=5774 - sanat-magazin.com/2014/06/28/28-haziran-2014-cumartesi-istanbulda-gunun-sergi-ve-etkinlikleri/ -

4 Haziran 2014 Çarşamba

05.06.2014 / Maltepe Anadolu Lisesi / Coğrafya dersi için yazdığım "İstanbul Senfonisi" oyunu;D

Mezunu olduğum Maltepe Anadolu Lisesi'nde coğrafya dersi yıl sonu gösterisi için sevgili coğrafya hocamın ricası üzerine yazdığım, çok beğeni alan İstanbul Senfonisi adlı oyunum;DD (İlk öğretim için; "Okul Sevgisi", "Kurdun Ağzından Kırmızı Başlıklı Kız Masalı", "Red Kit Daltonlara Karşı" ve "Burnu Yenen Ağaç ile Virüsçük" oyunlarım da mevcut;D) *****************İstanbul Senfonisi Oyun************************ Oyun Kişileri: Yaşlı Adam, Genç (Kız ya da erkek olabilir), Satıcı ve Arkadaş.** Önemli Notlar: *Kaynak olarak; İstanbul türküleri, Orhan Veli Kanık’ın İstanbul’u Dinliyorum Gözlerim Kapalı şiiri ve Karagöz-Hacivat metinlerinden yararlanılmıştır. *Oyun aynı bankta tesadüf eseri yan yana oturan biri yaşlı diğeri genç iki kişinin eski-yeni / hoşgörü-hoşgörüsüzlük çatışmaları olacaktır. * Oyunda dört mevsimi satıcı üzerinden göreceğiz. Mevsime göre oyuncuların ilkbaharda ince hırka; yazda şapka; sonbaharda yün hırka ve kışın bere takması mevsim geçişlerini kolaylaştıracaktır. *Satıcı ilk baharda: patlıcan / yazın: mısır / son baharda: kestane / kışın: boza satar. *Satıcı İlk baharda: “Üsküdar’a gideriken aldı da bir yağmur” / Yazın: “Biz Heybeli’de her gece mehtaba çıkardık” / Son baharda: “Ada sahillerinde bekliyorum” / Kışın: “Beyoğlu’nda gezersin gözlerini süzersin” diye mırıldanarak sahneye girer. Satıcının her sahneye girişinde bir İstanbul türküsü mırıldaması epik bir ortam yarattığından oyun yazılı yerler dışında doğaçlamaya ve ‘biz burada oyun oynuyoruz seyirciler’ düşüncesine açıktır. *Önemli olan oynarken keyif almanızdır. Siz keyif alırsanız sizi seyreden arkadaşlarınız da keyif alacaktır. Başarılar dilerim. ********************************************************** İlk bahar Adam: İstanbul’u dinliyorum gözlerim kapalı. Önce hafiften bir rüzgar esiyor. Yavaş yavaş sallanıyor. Genç: Amca bir bakmışsın cüzdan yok. Gözlerin kapalı değil gözlerin açık dinlemelisin. Adam: Doğru diyorsun evladım eskisi gibi değil şimdi hiçbir şey. Satıcı: Üsküdar’a gideriken aldı da bir yağmur. Patlıcan satıyorum. Patlıcan almak isteyennnn? Adam: Eskiden mevsimleri pazar tezgahlarından anlardık şimdi ise basıyorlar hormonu her mevsimde her şey bulunuyor. Genç: Amcacığım tamam da ne güzel işte bolluk var. Canın kış vakti patlıcan istedi git markete al niye üzülüyorsun? Yaz Adam: İstanbul’u dinliyorum gözlerim kapalı. Kuşlar geçiyor yükseklerden sürü sürü, çığlık çığlık. Genç: Bir tanesi üzerime pisledi galiba. Satıcı: Biz Heybeli’de her gece mehtaba çıkardık. Mısırcı geldiii! Süt mısır! Adam: Eee evladım sen kimi bekliyorsun? Genç: Arkadaşımı. Adam: Öğrenci misin? Kaça gidiyorsun? Genç: Lise ikiye amcacığım. Adam: (Karagöz gibi) Sen davul çalmayı bilir misin? Genç: (Hacivat gibi) Haydi doğru hapse. Adam: (Karagöz gibi) Ne hapsine Karagöz’üm? Genç: (Hacivat gibi) Bekçinin davulunu çalayım, polisler yakalasınlar. Adam: (Karagöz gibi) Yani Karagöz’üm manicilerin çaldığı gibi. Davulun var mı? Genç: (Hacivat gibi) Ben onu kırdım, kasnağıyla su ısıttım, çocuğun bezlerini yıkadım. Adam: Karagöz ve Hacivat neredeyse unutuldu. Bilmene sevindim. Genç: Daha yeni ders olarak gördük. Birbirlerini yanlış anlamalarından çıkan komik durum hoşuma gidiyor. Bizim Karadenizli bir görevli var okulda. Bazen ne dediğini anlamıyoruz, o da bazen bizi anlamıyor ama hep beraber çok gülüyoruz. Adam: Zaten önemli olan beraber gülebilmek değil mi evladım? Müzikte bile her enstrümanın farklı ses özellikleri vardır. Tıpkı başka yerlerden gelmiş insanlar gibi. Notalar ise hepsinde yedi tanedir. Tıpkı İstanbul’un yedi tepe üzerinde kurulu olması gibi. Son bahar Adam: İstanbul’u dinliyorum gözlerim kapalı. Serin serin Kapalıçarşı, cıvıl cıvıl Mahmutpaşa… Genç: Amcacığım sen İstanbul’u dinliyorsun da İstanbul’da kimse birbirini dinlemiyor. Sadece gürültü. Trafik desen, kalabalık desen burada. Adam: Evladım senin kalabalık dediğin zenginlik aslında. Her çeşit kültürün birleştiği, herkesin birbirinden bir şeyler öğrendiği yer aslında burası. Düşünsene üst üste kaç medeniyete ev sahipliği yapmış? Genç: Evet tarih dersinde okuduk. Adam: Topkapı Sarayı’nı, Yerebatan Sarnıcı’nı, Ayasofya’yı, Arkeoloji Müzesi’ni, Kız Kulesi’ni, Galata Kulesi’ni… daha nice yerleri gezdin mi? Tarih gezerek öğrenilir evladım. Genç: Birkaçına okulla gittik. Birkaçını da internetten üç boyutlu gezdim. Adam: En çok hangilerini beğendin? Genç: Okulla gittiklerimi. Çünkü tarihi hissetmek, dokunmak, koklamak beni etkiledi. Satıcı: Ada sahillerinde bekliyorum… Kestanciii. Kestaneci geldiii. (Seyirciye) Kestane isteyen? Adam: Kestaneci bana üç yüz gram kestane verir misin? Satıcı: Al amcacığım. Adam: İster misin evladım? Gel beraber yiyelim. Genç: Teşekkür ederim. Kış Satıcı: Beyoğlu’nda gezersin gözlerini süzersin. Bozacıııı. (Seyirciye) Boza isteyen var mı? Sen? Ya sen? Genç: Amcacığım boza içer misin? Adam: Sağ ol evladım, çok severim ama şekerime dokunuyor. Arkadaş: Ancak gelebildim kusura bakma. Genç: Ooo seni beklerken mevsimler değişti. Haydi gidelim. Amcacığım tanıştığıma memnun oldum. Play station oynamaya gidecektik ya diyorum ki hava soğuk ama Samatya’ya gidip balık ekmek yesek ardından da oradaki kahvede sıcacık bir çay mı içsek? Arkadaş: Bilmem ki… Genç: (Amcaya gülerek) Sonra da Yedikule Zindanları’nı gezeriz. ‘Tarih gezerek öğrenilir’ demişti bir arkadaşım. Haydi gidelim. ***************************SON**********************

23 Mayıs 2014 Cuma

22.05.2014/ Altı Nokta Körler Derneği İstanbul Şubesi/ Tiyatro Atölyesi/ Moliere-Cimri uyarlaması;D

********************************************************** Eser: Cimri Yazarı: Moliere Tür: Doğaçlama-Komedi Süresi: 45 dakika Uyarlayan ve yöneten: Seda Tansuker Oyun Kişileri -10 Kişi- *Harpagon: Hakan /Cleante ile Elise’in babası, Mariane’e aşık *Cleante: Kemal / Harpagon’un oğlu, Mariane’in sevgilisi *Elise: Elif / Harpagon’un kızı, Valere’in sevgilisi *Valere: Veli / Anselme’nin oğlu, Elise’in sevgilisi; Harpagon onu kendi uşağı sanıyor *Mariane: Meryem / Cleante’nin sevgilisi, Harpagon’un sevdiği *Anselme: Ahmet / Valere ile Mariane’nin babası ve Elise ile evlenmek isteyen adam *Frosine: Feyza / Entrikacı kadın *La Fleche: Faruk / Cleante’in uşağı *Simon Usta: Sinan Usta / Harpagon’un tanıdığı *Komiser ve katibi. *Kostüm: Oyuncuların hepsi siyah t-shirt ve siyah pantolon giyecek ve oyun kişileri makyajla belirginleştirilecektir. *Dekor: 1 çekmece, 1 sandalye. Perde 1 Sahne 1- Veli ve Elif / Veli’nin Elif’e ilan-ı aşkının ardından ona yakın olmak adına babasına uşaklık yaptığını, kimliğini gizleyerek ailesini aradığını ve onlardan haber beklediğiniz öğreniyoruz. ** Sahne 2- Kemal ve Elif / Kemal, Meryem’e olan aşkını Elif’e anlatır. Babalarının cimriliğinden dert yakınırlar.** Sahne 3- Hakan ve Faruk / Kemal’in uşağı Faruk, efendisini beklerken huysuz ve cimri Hakan ile karşılaşır. Hakan onu kovar, sonra da hırsızlıkla itham eder. Uşak da pintilere bela okuyarak sahneyi terk eder.** Sahne 4- Elif, Kemal ve Hakan / Hakan, parasını bahçeye gömdüğünü seyirciye anlatır. Çocuklarının sahneye girmesiyle Hakan Meryem ile evlenmek istediğini onlara açıklar. Oğluna dul bir kadını, kızına ise Senyör Ahmet’i uygun gördüğünü anlatır. Hakan, Veli’yi hakem yapmayı önerir.** Sahne 5- Veli, Hakan ve Elif / Veli görünürde, yaranmak için Hakan’dan yana olur.** Perde 2 Sahne 1- Kemal ve Faruk/ Kemal’in istediği on beş bin frangı uşağı birinden alabilmek için sözleşme getirir.** Sahne 2- Simon Usta, Hakan, Kemal ve Faruk/ Tefeci Hakan, borç isteyenin oğlu olduğunu görünce çileden çıkar.** Sahne 3 - Feyza ve Hakan / Arabulucu Feyza, Hakan’ın yanına gelir. Feyza çok abartılı bir karakter olmalıdır.** Sahne 4- Faruk ve Feyza / Hakan’ın cimriliğini çekiştirirler.** Sahne 5- Hakan ve Feyza / Meryem’in evliliği kabul etmesi haberini getirmiştir.** Perde 3 Sahne 4’ten başlatıyorum. 5’i atlayıp 6’dan devam edecek. Son iki sahne olan 8 ve 9 da yer almayacak. Sahne 4- Meryem ve Feyza / Feyza, Meryem’i ikna etmeye çalışır.** Sahne 6- Elif, Hakan, Meryem ve Feyza. / Tanışma faslı.** Sahne 7- Kemal, Hakan, Elif, Meryem ve Feyza. / Kemal ile Elif tanışmaktadırlar birbirlerine Hakan’a sezdirmeden kur yaparlar. Dalavere ile pahalı yüzük Meryem’in parmağına geçer.** Perde 4 (Sahne 4 atlanmıştır.) Sahne 1- Kemal, Meryem, Elif ve Feyza. / Feyza, Kemal ve Meryem’in durumuna üzülür. Hakan’ı Meryem’den soğutmak için aklına bir çare gelir.** Sahne 2- Hakan, Kemal, Meryem, Elif ve Feyza / Hakan, Kemal ile Meryem arasındaki yakınlıktan şüphelenir.** Sahne 3- Hakan ve Kemal / Hakan Kemal’in ağzını arar.** Sahne 5- Hakan, Kemal / Bu sefer de pişman olmuş gibi Kemal babasına oyun eder.** Sahne 6- Faruk ve Kemal / Faruk, Hakan’ın bahçeye gömdüğü çekmecesini çalıp Kemal’e getirmiştir.** Sahne 7- Hakan / Hırsızlığı anlamıştır, feryat eder.** Perde 5 (Sahne 2 atlanarak yazılmıştır.) Sahne 1 – Hakan, Komiser ve Katibi / Hakan hırsızlığın araştırılmasını ister.** Sahne 3- Hakan, Veli, Komiser ve Katibi / Hakan, Veli’den şüphelenir. Veli de hazine diye bahsedilenin Elif olduğunu zanneder ve ona olan aşkını itiraf eder.** Sahne 4- Elif, Meryem, Feyza, Hakan, Veli, Komiser ve Katibi. / Ortalık iyice karışır.** Sahne 5- Ahmet, Hakan, Elif, Meryem, Feyza, Veli, Komiser ve Katibi. / Her şey açığa çıkar. Ahmet aslında Veli’nin ve Meryem’in babasıdır. Ahmet, Elif ile evlenmek için geldiği evde yıllardır aradığı kızını ve oğlunu bulur. Mutlu sona çok yaklaşılmıştır.** Sahne 6- Kemal, Veli, Meryem, Elif, Feyza, Hakan, Ahmet, Faruk, Komiser ve Katibi. / Mutlu son. Herkes sevdiğiyle evlenir. Düğün masrafları Ahmet’ten…**